I. Fundamentos generales
- ¿Cuál es la diferencia entre arquitectura de computadoras, organización de computadoras y microarquitectura?
Okur, yazar, çizer, çözer, çözümler, inceler, düşünür, söyler, Turan'a inanır.
I. Fundamentos generales
1. La finalidad, bir eylemin ne için yapıldığını bildiren yapıları kapsar.
1. Argumento'lar, verbo'nun varlığı için şart olan unsurları belirtir.
1. Presente de subjuntivo'da verbo en -ar'lara aşağıdaki ekler getirilir:
El hombre sencillo, Mustafa Özer, nació en 1937, antes de que naciera mi padre. Era un hombre de baja estatura y, con el paso de los años, de complexión más bien corpulenta, en parte porque comía mucho y no hacía ejercicio. Tenía el cabello blanco y también blanco el bigote; no le gustaba llevar barba y solía vestir de traje, rasgo que conservó incluso después de jubilarse.
Pronombres personales de sujetoPronombres personales de complementoPronombres personales preposicionales
1. Condicional ikiye ayrılır:
condicional simple de indicativo
condicional compuesto de indicativo
1. Futuro perfecto de indicativo aşağıdaki iskelet ile kurulur:
1. Futuro imperfecto de indicativo, aşağıdaki iskelet ile oluşturulur:
1. Pretérite pluscuamperfecto de indicativo aşağıdaki iskelet ile kurulur:
1. Pretérito perfecto compuesto de indicativo aşağıdaki iskelet ile oluşturulur:
1. La forma no personal de verbo'lar üç gruba ayrılır:
Viajar, difundirse ve propagarse fiillerinin yaklaşık karşılığı yayılmaktır. Üç fiil de bir şeyin hareket etmesi veya sınır aşmasıyla ilgili olarak görünür; ancak özne, ortam ve ton değiştiğinde bu fiiller yollarını keskin bir şekilde ayırır.
EJERCICIO
1. ¿Qué es un artículo?
PREGUNTAS
3. Bölüm
TÜRK CEZA KANUNU’NDA BİLİŞİM SUÇLARININ TANIMI VE KAPSAMI
3.1. BİLİŞİM SUÇLARI TANIMI, KAPSAMI
2. Bölüm
BİLİŞİM HUKUKU
2.1. BİLİŞİM: KAVRAMI VE GELİŞİMİ
Bilişim alanları:
2.2. BİT ARİTMETİĞİ
Hukuki tartışmaların önemli bir kısmı teknik yanlış anlaşılmadan doğar.
1. Bölüm
GİRİŞ
1.1. TEMEL KAVRAMLAR
BİLİŞİM. Bilişim, insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun biçimde işlenmesi bilimini ifade eder.
Geleneksel olarak Kraliçe Victoria’nın ölümüyle (1901) başlayıp I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle (1914) sona eren Edwardyen Dönem, savaşın bitişine (1918) kadar genişletilerek ele alınabilmektedir. Bu esnek çerçeve, dönemin lüksünü, iyimserliğini ve sosyal kırılganlığını daha bütüncül bir perspektiften anlamayı sağlar. Edwardyen İngiltere, Viktoryen katılığın çözülüp modernizmin kapılarının aralandığı, edebiyatın altın çağını yaşadığı, mimarinin zarif bir geçiş sergilediği ve modanın özgürleştiği kısa ama yoğun bir “altın öğle sonrası”dır.
Çok-indis notasyonu, çok değişkenli türevler ve üs ifadeleri için standart ve kompakt bir gösterim sağlar.
Motivasyon
Türkçe matematik yazımında “değer kümesi” terimi on yıllardır kodomen anlamında kullanılıyor. Ne var ki terim, Türkçenin sezgisel anlam mantığında kodomenden çok görüntü kümesini \((f(X))\) çağrıştırmaktadır. Sonuç olarak aynı metin içinde bile “değer kümesi” bazen hedefi, bazen fiili çıktıyı ima etmekte ve kavramlar birbirine sürtünmektedir. Bu çalışma kapsamında hem matematik hem dil kaygısıyla kodomeni genel terim, daha özel durumlarda hedef uzay/hedef küme ikilisini yerleştirme önerilmektedir.
Özet
Bir \(f:X\rightarrow Y\) fonksiyonu için \(Y\) kodomendir; \(f(X)\) ise görüntü kümesidir. “Değer kümesi” terimi tarihsel olarak \(Y\) için kullanılsa da dilsel çağrışımı \(f(X)\)'e kaymaktadır. Bu karışıklık, özellikle kategori teorisi, cebir, diferansiyel geometri gibi modern matematik alanlarının kodomenin “çıktılar listesi” değil, yapı taşıyan bir hedef nesne olması nedeniyle daha görünür hâle gelmektedir. Öneri: Türkçede “değer kümesi” terk edilsin; genel kullanımda kodomen, yapı vurgusunda hedef uzay, saf küme bağlamında hedef küme, fiili çıktılar için görüntü kümesi yerleşsin.
Gang of Four (GoF) tasarım kalıpları, nesne yönelimli yazılım geliştirmede tekrar eden tasarım problemlerine tek seferlik çözümler değil, yeniden kullanılabilir ve genelleştirilebilir çözüm şablonları sunmaktadır. Bu kalıplar, yalnızca kodun çalışmasını sağlamakla kalmaz; aynı zamanda yazılımın bakım, genişletilebilirlik ve entegrasyon süreçlerinde değişimi yönetmeye yönelik bir tasarım dili oluşturur. GoF kalıpları üç ana kategoride sınıflandırılmaktadır: Yaratımsal (Creational), Yapısal (Structural) ve Davranışsal (Behavioral). Bu sınıflandırma, yazılım mimarisinde hangi problem türüne müdahale edildiğini hızlıca kavramayı mümkün kılar.
1994 yılında Erich Gamma, Richard Helm, Ralph Johnson ve John Vlissides tarafından yayımlanan Design Patterns: Elements of Reusable Object-Oriented Software adlı eser, bu kalıpları sistematik biçimde tanımlayarak yazılım mühendisliği literatüründe bir dönüm noktası olmuştur. Bu nedenle GoF kalıpları yalnızca teknik bir araç seti değil, aynı zamanda yazılım geliştiriciler arasında ortak bir dilin inşasında tarihsel bir referans noktasıdır.
Bu kitabı okurken kendimi bir anda seksenlerin Türkiye’sinde buldum: vitrinler başka, ev içleri başka; “modernlik” bir yandan, “ayıp” öte yandan. Özal’lar, “muzır neşriyat” tartışmaları, sansür refleksleri… Sayfaların arkasında bir dönem gölgesi dolaşıyor. Kitap bugün yeni bir şey söylemiyor olabilir ama şunu yapıyor: bir dönemin duygusal iklimini yüzüne çarpıyor. Dönemi anlamak isteyen okura hâlâ bir “hafıza kartı” gibi.
1) Bilgisayar sistemini oluşturan bileşenler nelerdir?
Elektronik devrelerin en vazgeçilmez pasif bileşenlerinden biri olan kondansatörler (kapasitörler), modern teknolojinin gizli kahramanlarıdır. Akıllı telefonlardan devasa güç sistemlerine kadar her yerde karşımıza çıkan bu bileşenleri, temel fiziksel prensipleriyle inceleyelim.
Joseph-Louis Lagrange. İtalyan matematikçidir. 18. yüzyıl Avrupa’sında matematiğin “kurumlar üzerinden” yeniden örgütlendiği bir dönemde çalıştı: Torino, Berlin ve Paris gibi merkezlerde akademiler; devlet destekli ödüller; yeni açılan mühendislik ve askerî okullar; ardından devrim sonrası Fransa’da modern bilim kurumları. Lagrange’ın kariyeri, bu kurumsal dönüşümle neredeyse paralel ilerler: genç yaşta Torino’da parlayıp Berlin’de olgunlaşır, Paris’te ise mekanik ve analizi “kitaplaştırarak” kalıcılaştırır. 1736'da Torino'da doğdu. Doğum adı Giuseppe Ludovico Lagrangia'ydı.
Wilhelm Ackermann, Alman matematikçi ve mantıkçıdır.
Friedrich Ludwig Gottlob Frege, Alman matematikçidir.
Şekle göre cevaplayınız.
LaTeX ve ConTeXt, TeX ailesinin iki farklı belge hazırlama sistemidir. Bu aile Donald Knuth’un 1978’de geliştirdiği TeX motoru üzerine kuruludur. Knuth, kendi kitabı The Art of Computer Programming’in baskı kalitesinden memnun kalmayınca, tipografiyi matematiksel bir kesinlikle tanımlayan bir sistem tasarladı. TeX’in logosundaki X aslında Yunan harfi chi’ye gönderme yapar. TeX’in kendisi en temel çekirdek olarak düşünülebilir; doğrudan kullanımı zordur ama üzerine farklı sistemler inşa edilmiştir. Plain TeX bu motorun sade hali, LaTeX ise akademik ve bilimsel belgeler için makro tabanlı bir sistemdir. ConTeXt ise tipografik kontrolü yüksek, modül tabanlı bir sistemdir. Ayrıca XeTeX ve LuaTeX gibi motorlar Unicode ve programlama desteği ekler. MacTeX, macOS için hazırlanmış ücretsiz bir TeX Live dağıtımıdır. TeX Live’ın macOS’a özel uyarlanmış sürümüdür. TeX Live, LaTeX ve TeX tabanlı tüm paketleri içeren, çok platformlu bir sistemdir. İçeriğinde TeX Live çekirdeği (LaTeX, paketler, fontlar), Mac’e özgü araçlar: TeXShop (LaTeX editörü), BibDesk (bibliyografi yöneticisi), önceden yapılandırılmış ayarlar bulunur. BasicTeX, MacTeX’in yaklaşık 100 MB'lık küçük sürümüdür.
TikZ ve Circuitikz de bu ailenin parçasıdır; bunlar TeX içinde grafik ve devre çizimi için geliştirilmiş paketlerdir.
Araştırmalar, önümüzdeki dönemin, merkez bankası kararları ve önemli veri açıklamalarının bir araya gelmesi nedeniyle artan piyasa oynaklığına sahne olacağını gösteriyor; özellikle para politikası değişimleri, kalıcı ücret enflasyonu baskıları arasında odak noktası olacak. Federal Rezerv'in bugünkü eylemlerinin küresel risk iştahını etkilemesi muhtemel görünüyor, bunu izleyen göstergeler ise ekonomik dayanıklılık hakkında daha fazla netlik sağlayabilir.